1900’ de Taşkent’ te doğdu. Babası Hacı Halimlerden Hafız Abdulkadir. Anası ise Hocagillerden Hacı Abdulbaki Hocanın kızıdır.
Dayıları Mehmet ve Hulki Karagülle gibi Taşkent rüştiyesini bitirdikten sonra Konya Medresesine okumaya gider. Medreseler kapanınca İstanbul’ a giderek Kuzzat Mektebine girer. Kuzzat Mektebide kapanınca İstanbul Hukuka geçer. İstanbul’ da okurken maddi sıkıntı çeker. Adliyede katiplik bulmaya çalışır. Kardeşini ve teyzesinin oğlunu yanına alarak okumalarını temine çalışır.
1927’ de Hukuku bitirir ve avukatlık stajı için Ankara 2. Asliye Hukuk Hakimliğine başlar. 1928’ de Konya’ ya gelir ve dayısı Hulki Karagülle yanında avukatlığa başlar. 1929 başlarında iki okuyan kardeşi ile beraber İstanbul’ a gelerek avukatlığa başlar. Burada da avukatlık işi bulup tanınıncaya kadar çok maddi sıkıntı çeker.
En büyük arzusu yakınlarını okumasını ve köyünün büyük büyük ihtiyaçlarını temin etmek idi. Bir çok vilayet merkezlerinde doğru dürüst elektriğin bulunmadığı zamanda elektrik tesisat projesi yapmakta olan bir mühendisi bulup mühendis kardeşi ile köye gönderdi. Hidroelektrik Tesisat projesi yapıldı. Tesisatı yapacak müteahhit buldu. O vakit Belediye Başkanı olan Fakih Özlen’ e Ankara’ ya gidip orada çalışan kardeşi İnşaat Mühendisi Mehdi Aydıner’ le beraber İstanbul’ a gidip bulduğu Hidroelektrik tesisi inşa edecek firma ile mukavele yapmasını bildirir. Aynı şeyi kardeşine söylediğinde kardeşi, Belediyenin işin yapımını ihaleye çıkarıp usulüne uygun ilan edip ihale komisyonu kurmadan mukavele yapılamayacağını söylemesi üzerine Hidayet Aydıner’ in cevabı aynen şudur; “Gidilip mukavele yapılacak. Senin vazifen Belediye başkanına müşavirliktir. Köyüm aydınlansın da isterlerse beni assınlar.”
Gidildi, mukavele yapıldı. Hidroelektrik tesisat komple inşa edildi. Köy 1948’ de elektriğe kavuştu. Emeği geçenler nur içinde yatsın.
Köy idare lambasından kurtulmuştu. Birde testi ve güğüm taşımaktan kurtulması lazımdı. Devlet Su İşleri Konya Bölge Müdürlüğünden teknik yardım istedi. Verilen üst düzey eleman ve yardımcılarla köye gidip dere başına ve kaya ardına yaya olarak gidildi.
Dere başındaki suyun membasından boru içine alınıp, dere boyunca taşınarak köye getirildi. Buradan evlerden yüksek olan mezarlık mevkiindeki depoya çıkarıldı ve buradan köye dağıtıldı. Böylece 1958’ de köy halkı testi ve güğüm taşımaktan kurtuldu.
Hayatı boyunca aydınlanmak ve aydınlatmak ile uğraşmıştır. Bir miktar şiiri de vardır. Şu dörtlüğü kendisini en iyi şekilde ifade eder.
Yıllar yedi, ilim uğruna cehtim yine dinmez.
Bilmem ki hayat bunlara varlık verecek mi ?
İnsanlığı iğlaya koşan hizip arasında,
Bir hizmeti naçiz de Hidayet görecek mi ?
1950’ ye kadar siyasetle hiç meşgul olmadı. 1950 seçimlerinde Konya’ dan hemşehriler Demokrat partiden aday olması arzularını bildirdiler. Kabul etti ve milletvekili seçildi. 1954 seçiminde de mahalli yoklamadan aday olarak milletvekili seçildi. Partinin gidişatından pek memnun değildi. Mesela Kırşehir’ in vilayetlikten çıkarılma oturumunu terk etmiştir.
31.10.1961’ de ve 07.06.1966’ da Kontenjan senatörü ve seçim esnasında 01.08.1969 – 03.11.1969 arası Adalet bakanlığı yapmıştır.
11.11.1973’ de de vefat etti.
Copyright © Taşkent, Pirlerkondu Tüm hakları saklıdır.